İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Similar topics
    Ocak 2019
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28293031   

    Takvim Takvim

    En son konular
    » Nerdesin Efendim (S.A.V.)
    Cuma Ocak 11, 2019 1:43 pm tarafından yağmur

    » Abdestten Sonra Yapılan Dualar (Arapça Türkçe)
    Paz Ara. 30, 2018 9:36 am tarafından yağmur

    » Kendimden Kaçabilsem
    Çarş. Kas. 28, 2018 8:11 pm tarafından yağmur

    » Özleminle Ey Sevgili
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:43 pm tarafından yağmur

    » Gönlümüzü, gülümüzü soldurma Allâh'ım!
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:28 pm tarafından yağmur

    » Af Dilerim..
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:26 pm tarafından yağmur

    » Ya Rabbah :(
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:19 pm tarafından yağmur

    » Gül Efendim (S.A.V.)
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:13 pm tarafından yağmur

    » Hayâdan ölen kişinin bedeni, sürmelenir..
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:12 pm tarafından yağmur

    » Ey Yar (S.A.V.)
    Çarş. Kas. 28, 2018 7:11 pm tarafından yağmur

    » Onur, Can ve Mal Gibi Dokunulmazdır..
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:26 am tarafından yağmur

    » O'nun (s.a.v) Ahlâkı Kur'an'dı.
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:26 am tarafından yağmur

    » Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem)'i Sevmeliyiz..!
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:25 am tarafından yağmur

    » Çağın Karanlığından Peygamberimizin Huzur'una?
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:22 am tarafından yağmur

    » Şefaat Ya Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:20 am tarafından yağmur

    » Milletimizin ve Tüm İslâm Aleminin Mevlid Kandili Hakkımızda Hayırlara Vesile Olsun.
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:17 am tarafından yağmur

    » Ya Rasulallah (SAV)
    Ptsi Kas. 19, 2018 9:16 am tarafından yağmur

    » Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'in Mübarek Doğum Günü "MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN"
    Ptsi Kas. 19, 2018 7:53 am tarafından yağmur

    » ❤Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun❤
    Ptsi Kas. 19, 2018 7:45 am tarafından yağmur

    » Minber’den Ötelere Bakış
    Perş. Kas. 15, 2018 10:47 am tarafından yağmur

    » Örnek Hanımefendi Hz. Fatıma Radıyallahü anhâ
    Perş. Kas. 15, 2018 10:36 am tarafından yağmur

    » Hayret Doğrusu
    Paz Ekim 07, 2018 4:04 pm tarafından yağmur

    » Gül’den hiç ders almıyor musun?
    Paz Ekim 07, 2018 3:58 pm tarafından yağmur

    » Göz Kalbin Elçisidir
    Paz Ekim 07, 2018 3:56 pm tarafından yağmur

    » Rabbül-âlemin, âşıklar için Yâr'dır..
    Paz Ekim 07, 2018 3:55 pm tarafından yağmur

    » Her Sabah Sizden 8 Şey İsteniyor.!
    Paz Ekim 07, 2018 3:54 pm tarafından yağmur

    » Başkaları Bilmese de Olur..
    Paz Ekim 07, 2018 1:16 pm tarafından yağmur

    » Sohbet; Güzelle Güzeldir..
    Paz Ekim 07, 2018 1:15 pm tarafından yağmur

    » İSLAM'IN KADINA VERDİĞİ DEĞER.. (Bir de bu açıdan düşünün..!)
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:26 pm tarafından yağmur

    » BOZUK SİMİT PARALARI İLE CENNETİ SATINALMAK
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:24 pm tarafından yağmur

    » Artan Pilav
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:24 pm tarafından yağmur

    » Yardım..
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:22 pm tarafından yağmur

    » Ömür Sermayesi..
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:21 pm tarafından yağmur

    » Mecnun ve Devesi
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:20 pm tarafından yağmur

    » Usta ve Şaşı Çırak..
    Ptsi Eyl. 24, 2018 12:18 pm tarafından yağmur

    » İlâhi ente maksûdî ve rızâke matlûbî
    Paz Eyl. 23, 2018 1:15 pm tarafından yağmur

    » Bakî olan yalnız Allah (c.c.)’tır..
    Paz Eyl. 23, 2018 1:12 pm tarafından yağmur

    » De ki: "Allah (c.c.) bana yeter.."
    Paz Eyl. 23, 2018 1:11 pm tarafından yağmur

    » Dünya Sevgisi..
    Paz Eyl. 23, 2018 1:08 pm tarafından yağmur

    » İmam-ı Rabbani Hazretlerinden İnciler..
    Paz Eyl. 23, 2018 1:06 pm tarafından yağmur

    » Ebu Hureyre (r.a.) Anlatıyor..
    Perş. Eyl. 13, 2018 7:35 pm tarafından yağmur

    » Okunmaya Değer..
    Perş. Eyl. 13, 2018 7:33 pm tarafından yağmur

    » DAĞ BAŞLARINDA KUR’AN ÖĞRETİRLERDİ
    Paz Eyl. 02, 2018 7:27 am tarafından yağmur

    » Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
    Paz Eyl. 02, 2018 7:10 am tarafından yağmur

    » Kalbe Dokunan Sözler...
    C.tesi Eyl. 01, 2018 8:41 am tarafından yağmur

    » Mahcubiyet
    C.tesi Ağus. 25, 2018 6:06 pm tarafından yağmur

    » İhtiras
    C.tesi Ağus. 25, 2018 6:02 pm tarafından yağmur

    » Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
    Salı Ağus. 21, 2018 3:23 am tarafından yağmur

    » |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
    Salı Ağus. 21, 2018 3:22 am tarafından yağmur

    » Hamd ve Şükür
    Paz Ağus. 19, 2018 9:18 am tarafından yağmur

    KUR’AN-I KERİM DİNLE

    Mealli Kur'an Dinleyelim

    Hadis-i Şerif

    1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
    ************************
    2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
    ************************
    3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
    ************************
    4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
    **********************
    5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
    *************************
    6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
    ******************************
    7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
    ***************************
    8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
    *************************
    9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
    ***************************
    10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
    ****************************
    11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
    *************************
    12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
    ************************
    13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
    ***********************
    14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

    ************************
    15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
    ************************
    16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
    ************************
    17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
    ************************
    18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
    ************************
    19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
    ************************
    20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
    ************************
    21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
    ************************
    22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
    ************************
    23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
    ************************
    24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
    ************************
    25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
    ************************
    26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
    ************************
    27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
    ************************
    28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

    ************************
    29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
    ************************
    30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
    ************************
    31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
    ************************
    32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
    ************************
    33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
    ************************
    34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

    35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
    ************************
    36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
    ************************
    37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
    ************************
    38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
    ************************
    39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
    ************************
    40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

    Giriş yap

    Şifremi unuttum

    Arama
     
     

    Sonuç :
     


    Rechercher çıkıntı araştırma

    Istatistikler
    Toplam 2058 kayıtlı kullanıcımız var
    Son kaydolan kullanıcımız: emrec77

    Kullanıcılarımız toplam 11835 mesaj attılar bunda 4574 konu

    Referansım Allah celle celalühü

    Aşağa gitmek

    Referansım Allah celle celalühü

    Mesaj tarafından yağmur Bir Çarş. Kas. 29, 2017 2:49 pm

    Birkaç yıl önce, bir vilayetimizde, bir bakanlığın il müdürüydüm. Bağlı bulunduğumuz genel müdürlük, başka üç ilin de il müdürüyle birlikte beni, diğer bir ilimizde personel almak üzere görevlendirdi. Biz dört arkadaş birleşerek sözünü ettiğim ile gittik. Önceden bizim için ayrılan misafirhaneye yerleştik, şehre gelişimizi kimsenin duymasını istemiyorduk. Zaten ben ve arkadaşlarım bu ile ilk defa geliyorduk. Ne kimseyi tanıyorduk, ne de kimse bizi tanıyordu.

    Arkadaşlar olarak hepimizin kanaati aynıydı, siyasi ve diğer baskılardan hiçbirine boyun eğmeden hak edeni kazandırmak. Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes, maalesef bir referansla, bizi rahatsız edecekti. Bunun için çok dikkatli olmalıydık.

    İle ikindi vakti vardık. Kimseye görünmeden şehrin biraz dışındaki kenar bir mahallede, tarihi bir camiye gittik. İkindi namazı kılınmıştı ve caminin avlusu boştu. Osmanlı'dan kalma, mimarisi insanda manevi duygular uyandıran şirin bir caminin avlusundayız. Dört arkadaş şadırvana oturarak abdest almaya başladık. Mayıs ayının serin, sıcak havası da ayrı bir güzellik katıyor çevreye. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamıştım ki ayaklarımın önüne bir çift takunya kondu. Takunyaların geldiği tarafa doğru şaşkınlıkla başımı çevirdim. Yüzüme tebessümle bakan, orta boylu, esmerimsi ve yakışıklı diyebileceğimiz, yirmi beş yaşlarında bir gençle göz göze geldim. Utangaçlığın vermiş olduğu çekingenlikle:
    "Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz, namaz kılana hizmet etmek, Rabbimin hoşuna gider, O'nun rızasını kazandırır; Allah kabul etsin!" dedi.

    Gencin tebessümü, davranışı, kibarlığı, her şeyden önce içten davranışı hepimizi çok etkiledi. Sordum:

    "Sen kimsin?, Adın nedir?"
    "Adım Bilal, bu mahallede oturuyorum."

    Bir an abdest almayı bırakarak gençle ilgilenmeye başladım.
    "Ne iş yapıyorsun Bilal?"

    Biraz durakladı; ama yüzündeki gülümsemeyi hiç eksik etmeden sorumu cevaplandırdı:
    "Şimdi işim yok; ama inşallah yakında işe gireceğim"
    O kadar inanarak söylüyordu ki bunu,
    "Nasıl olacak o, Bilal?" dedim.

    Müthiş mütevekkil ve huzurlu bir yüzle:
    "Üç gün sonra" dedi, "… Müdürlüğü sınavla personel alacak. Rabbim, oraya girmeyi nasip edecek inşallah!" demez mi?..

    Ben bir an neye uğradığımı şaşırmıştım. İşe alacak olan bizdik. Arkadaşlarım da artık, Bilal ile aramızda geçen konuşmalara dikkat kesilmişlerdi.

    "Peki, Bilal" dedim, "Bu zamanda işe girmek zor, hem de çok zor! Senin torpilin var mı? Referansın kim? İşe nasıl gireceksin?"

    Bilal o mütevekkil ve mütebessim halini kuşanarak (ki bu halini hiç unutamıyorum.), hepimizin üzerinde bomba tesiri bırakacak sözü söyleyiverdi:

    "Bir yetimin referansı kim olur? Benim referansım Allah Celle Celaluhu'dur. Ne güzel vekildir O. Dün gece teheccüd namazımdan sonra dilekçemi O'na sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?"

    Ya Rabbi! Ne işe tutulmuştuk? Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum! Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim. Musluktan avucuma su alıp yüzüme serptim.

    "Bilal, baban yok mu?"
    "Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni".
    Temiz bir saflık üzerindeydi. Bütün söylediklerini gönülden söylüyordu. Bu o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu.

    "Askerliğini yaptın mı Bilal?"
    "Yaptım ya, hem de çavuş olarak".
    Artık Bilal'ı daha yakından tanımalıydım; çünkü o tanınmayı çoktan hak etmişti.

    "Evli misin Bilal?"
    Bir anda gözleri yere düştü. Yine o mütevekkil hali üzerindeydi. Utanarak sözünü sürdürdü; "He ya, evli değil de sözlüyüm. İnşallah, işe girer girmez düğünümü yapacağım".

    Yine o kadar kesin konuşuyordu ki!
    "Ama Bilal, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun ki, sanki sınavı kazanmış gibisin!"
    Sustu. Başını kaldırdı ve gözlerini ufka dikti; hemen cevap vermedi, daldı. Yüzünün rengi bir beyazlaşıyor, bir sararıyordu. Biraz sonra gözleri ufka dikili olarak ve sesine bir gizemlilik katarak şunları söyledi:
    "Ben Rabbimi çok seviyorum, inanıyorum ki o da beni seviyor. Seven seveni korumaz, ona yardım etmez mi? Seven seveni hiç yüz üstü bıraktığı görülmüş müdür?"

    Ona söyleyecek laf bulamıyordum. Bilal öylesine bir kalp taşıyordu ki, Allah bizi, kocaman kocaman müdürleri, Bilal kuluna hizmet ettirmek için ayağına göndermişti.

    Kim müdürdü, kim işçi olacaktı? Bilal dilekçesini en büyük makama sununca, melekler harekete geçtiler; daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte Bilal kulun ayağına koşmaya başladılar. Çünkü emir büyük makamdandı. Allah'a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi? Sormaya devam ettim, içim titreyerek:

    "Bilal, sözlünü nasıl buldun? Bu zamanda hem yetim, hem işsize kim kız verir ki?"
    Başını salladı ve "doğru" diyerek ekledi;

    "Zor nişanlandım ya, Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan, ‘sözde Müslüman' değil, hakiki mümin. ‘Bu zamanda namazında niyazında damat nerde bulunur, hem rızkı veren Allah'tır' dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verir inşallah."

    "Bilal, senin bu tarz yetişmene neden olan, seni bu mütevekkil hale getiren bir sır olsa gerek."
    " Eğer ona sır denilirse, var. Sevgili anneciğim bana hiç haram lokma yedirmediğini söyler."
    Bilal lise mezunuydu, üç yüz kişinin katıldığı yazılı sınavı başarıyla geçerek ilk yetmiş kişinin arasına girdi.

    Şimdi mülakata girecekti.
    Ve bizler, önümüze sunulan, Bakanlık dâhil, bütün referansları bir kenara koyarak Bilal'ın referansını en öne aldık!
    Mülakat gününe kadar bizi göremedi, kim olduğumuzu da zaten bilmiyordu. Mülakat günü geldi çattı. Tüm arkadaşlar merak ediyorduk, bizi karşısında görünce acaba nasıl tepki verecekti?
    Adı okundu, içeri girdi. Heyecandan olacak, bizi birden fark edemedi, zaten kıyafetlerimiz de değişmişti. Biz susmuştuk, o da başını yavaş yavaş kaldırarak bize baktı.

    Birden şaşırır gibi oldu, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü, sessizliği bozdum;
    "Bilal, bizi tanımadın mı?"
    "Evet".
    "Peki, ne diyeceksin şimdi?"
    Ağlamaya başladı, çocuk gibi hıçkırıyordu. Artık biz de dayanamamıştık, ona uyduk. Sabah makamında hıçkırıklar boğazımıza düğümlenmişti. Salon öylesine bir havaya bürünmüştü ki bazı manevi şeylere elle dokunmak mümkündü, adeta. Bilal ellerini Rabbine kaldırdı ve:

    "Ey Rabbim! Ben halimi sana sunmuştum, içimi sana açmıştım, şimdi burada müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah'ım, ben Sen'den, başkasından istememeyi istedim. Beni yalnız Sana muhtaç eyle Allah'ım" dedi.
    Bir an bir sessizlik oldu. Arkasından hüzün dolu bir sesle;"Ne olur, izin verin çıkayım" dedi."Peki, Bilal" dedik, "Güle güle git. Allah işini, aşını, eşini mübarek kılsın!"

    Allah'tan isteyenler muratlarına erdiler de, O'ndan başkasından dilenenler helak oldular. Allah dilerse bütün dünyayı Bilal'lere hizmetçi yapar (Bizi yapmadı mı?). Fakat Bilal yüreğine ve saflığına ulaşmak gerek.

    yağmur
    yağmur
    Özel Üye
    Özel Üye

    Aktiflik :
    999 / 999999 / 999

    <b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3946
    <b>Puanı</b> Puanı : 4329
    <b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
    <b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz