İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Ekim 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Takvim Takvim

En son konular
» Hayret Doğrusu
Paz Ekim 07, 2018 4:04 pm tarafından yağmur

» Gül’den hiç ders almıyor musun?
Paz Ekim 07, 2018 3:58 pm tarafından yağmur

» Göz Kalbin Elçisidir
Paz Ekim 07, 2018 3:56 pm tarafından yağmur

» Rabbül-âlemin, âşıklar için Yâr'dır..
Paz Ekim 07, 2018 3:55 pm tarafından yağmur

» Her Sabah Sizden 8 Şey İsteniyor.!
Paz Ekim 07, 2018 3:54 pm tarafından yağmur

» Başkaları Bilmese de Olur..
Paz Ekim 07, 2018 1:16 pm tarafından yağmur

» Sohbet; Güzelle Güzeldir..
Paz Ekim 07, 2018 1:15 pm tarafından yağmur

» Cübbeli Ahmet Hoca Efendi'nin Bursa Sohbeti
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:27 pm tarafından yağmur

» İSLAM'IN KADINA VERDİĞİ DEĞER.. (Bir de bu açıdan düşünün..!)
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:26 pm tarafından yağmur

» İçinde Tutsana
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:25 pm tarafından yağmur

» BOZUK SİMİT PARALARI İLE CENNETİ SATINALMAK
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:24 pm tarafından yağmur

» Artan Pilav
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:24 pm tarafından yağmur

» Yardım..
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:22 pm tarafından yağmur

» Ömür Sermayesi..
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:21 pm tarafından yağmur

» Mecnun ve Devesi
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:20 pm tarafından yağmur

» Usta ve Şaşı Çırak..
Ptsi Eyl. 24, 2018 12:18 pm tarafından yağmur

» İlâhi ente maksûdî ve rızâke matlûbî
Paz Eyl. 23, 2018 1:15 pm tarafından yağmur

» Bakî olan yalnız Allah (c.c.)’tır..
Paz Eyl. 23, 2018 1:12 pm tarafından yağmur

» De ki: "Allah (c.c.) bana yeter.."
Paz Eyl. 23, 2018 1:11 pm tarafından yağmur

» Dünya Sevgisi..
Paz Eyl. 23, 2018 1:08 pm tarafından yağmur

» İmam-ı Rabbani Hazretlerinden İnciler..
Paz Eyl. 23, 2018 1:06 pm tarafından yağmur

» Ebu Hureyre (r.a.) Anlatıyor..
Perş. Eyl. 13, 2018 7:35 pm tarafından yağmur

» Okunmaya Değer..
Perş. Eyl. 13, 2018 7:33 pm tarafından yağmur

» DAĞ BAŞLARINDA KUR’AN ÖĞRETİRLERDİ
Paz Eyl. 02, 2018 7:27 am tarafından yağmur

» Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
Paz Eyl. 02, 2018 7:10 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
C.tesi Eyl. 01, 2018 8:41 am tarafından yağmur

» Mahcubiyet
C.tesi Ağus. 25, 2018 6:06 pm tarafından yağmur

» İhtiras
C.tesi Ağus. 25, 2018 6:02 pm tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Salı Ağus. 21, 2018 3:23 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Salı Ağus. 21, 2018 3:22 am tarafından yağmur

» Hamd ve Şükür
Paz Ağus. 19, 2018 9:18 am tarafından yağmur

» Sabahlar küsmüş leyli geceye
Perş. Haz. 21, 2018 7:48 am tarafından yağmur

» Mehmet Âkif’in kaleminden Sudanlı genç
Perş. Haz. 21, 2018 7:43 am tarafından yağmur

» Hac'daki İki Büyük Sır
Paz Ara. 31, 2017 6:13 pm tarafından yağmur

» Umre benim için Hasret Demektir
Paz Ara. 31, 2017 6:06 pm tarafından yağmur

» Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:15 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Çarş. Kas. 29, 2017 3:12 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Kokusu Gelir Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:07 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Bilal Gibi Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:03 pm tarafından yağmur

» Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'in Mübarek Doğum Günü "MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN"
Çarş. Kas. 29, 2017 2:54 pm tarafından yağmur

» Referansım Allah celle celalühü
Çarş. Kas. 29, 2017 2:49 pm tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2058 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: emrec77

Kullanıcılarımız toplam 11822 mesaj attılar bunda 4572 konu

Şişede Türk Kanı

Aşağa gitmek

Şişede Türk Kanı

Mesaj tarafından yağmur Bir Perş. Tem. 19, 2012 8:24 am

Osmanlı Devleti'nin son günlerinde devlete ârız olan zaafların, batılılaşmış yarı câhil bir kadronun ihânet ve acziyyetinin eseri olarak gerçekleştiği mâlumdur. Bundan istifâde ederek son darbeyi vurmak isteyen düşmanların ilk olarak açtıkla-rı cephe Trablusgarb Harbi'dir.

İttihatçıların âlim(!) sadrâzam diye Roma büyükelçiliğinden getirtip hükü-metin başına geçirdikleri, -günümüz tâbiriyle- devletler hukuku profesörü Sadrâ-zam İbrâhim Hakkı Paşa, bugünkü Libya devletinin esâsı olan Trablusgarb vilâye-timizi, âdetâ İtalyan işgâline âmâde bir hâle getirmişti. İtalyanların oraya saldıra-cağını Roma'da büyükelçilik mevkiinde bulunması sebebiyle en iyi bilmesi gere-ken bu gâfil sadrâzam, Trablusgarb'daki askerleri gereksiz bir sûrette Yemen'e göndermiş, oradaki vâliyi de basit bir mes'ele için merkeze çağırmıştı. İtalyanlar, vâlisiz ve askersiz Trablusgarb vilâyetimize trampet çala çala çıkarma yapmıştı. Bunun üzerine îmân heyecânı ile oraya koşan pek çok vatanperver askerin nispet-siz güçler arasındaki dâsitânî mücâdelesi, bütün dünyâ umûmî efkârında haklı bir takdîr ve hayranlık uyandırmıştı.

Bu takdîr ve hayranlığı duyanlardan biri de Pâkistan'ın kuruluşunda fikir babalığı yapmış olan şâir, Muhammed İkbâl'dir. O büyük ve mütefekkir zât, kendi ülkesinde Hindûlara karşı müslümanları ayrı ve müstakil bir siyâsî varlık hâline getirebilmek için çalışırken, İtalyanların Trablusgarb vilâyetimize saldırmasına dâir haberle sarsılmıştı. Fakat çok geçmeden bir avuç Türk'ün orada ortaya koy-duğu yiğitlik ve fedâkarlık haberleri ile tesellî bulmuş, hattâ bu kahraman-lıkları kendi halkına cesâret vermek için şiirleriyle ebedîleştirmiştir.

O sırada Hind müslümanları (bugünkü Pâkistanlılar) Türkiye'ye destek olabilmek için bir miting tertib etmişlerdi.. İkbâl, bu mitingde topluluğu heyecâna getiren Urduca müthiş bir şiir okumuştur. O şiirde deniliyordu ki:

"Dünyânın insanı çok muzdarip eden hâllerinden sıkılmış, başka bir âleme göçmüştüm. Melekler beni Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in huzûruna getirdiler. Peygamberimiz sordu:

"-Bana o âlemden bir hediye getirdin mi?"

"-Yâ Rasûlallâh!" dedim. "-Dünyâda huzur ve rahat kalmadı. Arzu edilen hayat ele geçmiyor. Varlık bahçelerinde binlerce lâle ve gül var, fakat hiçbirinde vefâ kokusundan eser yok. Buna rağmen huzûrunuza hediye olarak billur bir şişe getiriyorum. Bu billur şişenin içinde o derecede kıymetli bir şey var ki, emsâlini bulmak imkânsızdır. Bu şişede ümmetinizin şerefi vardır. Bu şişede, Trablusgarb İslâm beldesinde işgalci İtalyanlara karşı harb ederken şehid düşen Türk askerlerinin mübârek kanı vardır."

Aynı İkbâl, harb-i umûmî musîbetleri karşısında bir başka şiirinde de:

"Osmanlıların üzerine kederden bir dağ yığılmışsa sen üzülme, çünkü bin yıldızın kanı dökülmeden şafak sökmez." diye ümmete şâirâne bir üslûbla ümîd ve şevk vermeye çalışıyordu.

İslâm şâiri İkbâl, "Tulû-i İslâm" adıyla millî mücâdelemiz için bir nevî destan kaleme almış ve bunda Türk askerinin kahramanlığını göklere çıkararak "Allâh onlara yardım etsin!" niyâzında bulunmuş ve:


"-Atınız nereye kadar giderse oraya kadar atılın, düşünmeyin! Biz bu meydanda nice kereler tedbîr yüzünden mat olduk. Âlem-i İslâm arkanızdadır!.." diye Türk'ün cesâretini daha da artırmak için şiirin tesir gücünü keskin bir kılıç gibi kullanmıştır.

Osmanlı cihan devleti, milletine yabancılaşmış ve gizli düşman faâliyeti netîcesinde devlete hâkim olmuş ittihatçı gürûhun elinde bâdireden bâdireye sürüklenmiştir. Bu bâdirelerin ilki, yukarıda zikretmiş olduğumuz gibi, (1911) Trablusgarb Harbi'dir. Onu tâkiben (1912) Balkan Harbi ve (1914-18) Birinci Cihân Harbi, Türk askerinin sayısız ve emsâlsiz kahramanlık menkıbeleriyle cereyan etmiştir ki bunun en muhteşem safhası 87. yıldönümünü idrâk etmekte olduğumuz, Çanakkale muhârebeleridir.

O büyük devlet, hayatına son verilirken bile Çanakkale'de mâzinin derinliklerinde kalmış, eski azametli zaferlerle boy ölçüşebilecek yeni ve nihâî bir destan yazmıştır. O derecede ki iki yüz elli bin vatan evlâdını şehid vermek paha-sına, teknik üstünlüğe sâhip üç yüz bin kişilik müstevlî askerlerinin Çanakkale'yi geçmesini engellemiş; izzet, şeref ve pâyitahtını korumuştur.

Ciltlerle yazılsa anlatılamayacak bu "Çanakkale Destânı" hakkındaki tak-dirkârlıklardan küçük bir numûne ile yazımıza son verelim:

O yıllarda bir taraftan Kafkasya ve Galiçya'da Ruslarla, Filistin ve Sûriye havâlisinde İngilizlerle diğer taraftan da Çanakkale'de İngiliz, Fransız ve İtalyan asker ve donanmasıyla harbeden Osmanlı'nın müttefiki Almanlar, bizim Galiçya cephesine iki tümen göndermiş olmamıza rağmen, bize ancak birkaç generalle destek olmuşlardır. Bunlardan birisi Liman Von Sanders'tir ki, önce Çanakkale sonra da Sûriye cephesinde, cephe kumandanlığını deruhte etmiş olması sebebiyle "Türk askeri"ni yakînen tanımak fırsatını elde etmişti. Alman asâlet ünvânı olan "Von" sıfatıyla anılmakta olan bu generalin Türk askeri hakkında sayısız hüsn-i şehâdetinden şu birkaç cümle, Mehmedçiğin dünyâda meşhûr olduğu karakter ve kahramanlığın, târihî tescil ve ikrârına en iyi bir misaldir:

"Çelikten, mânevî kuvvetten, vatan aşkından bir insan yapısı ne demek-tir? Bu sorunun cevâbı, işte bu gösterişten uzak, mütevekkil ve sâkin Anadolu çocuğunun ta kendisidir! Yaralı düşmanını sırtında siperlerine getiriyor, sargı bezi olmadığı zaman, bir yedeği daha bulunmayan gömleğini yırtarak onu sarı-yordu." (Çanakkale 5. Ordu Komutanı, Liman Von Sanders)

Bu sözler, milletimizin karakterine nakşolmuş olan îmân ve vatanperverlik duygusunu ifâde eden en müşahhas misallerinden sadece bir tânesidir.

Yâ Rabbî! Vatan ve milletimizin istikbaldeki kaderini, şerefli mâzî-mizde olduğu gibi şanlı zaferlerle âbâd eyle! Mübârek ecdâdımızın dîn, îmân ve vatan müdâfaası uğrundaki cesâret ve sevdâ dolu fedâkârlıklarından biz-lere ve nesillerimize de hisseler nasîb eyle!

Âmin...
Osman Nuri Topbş
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3933
<b>Puanı</b> Puanı : 4320
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz